teoman'in renkli ruyalar oteli albumunden bir sarki.
kaçıyor musun aşktan hala
koşup insandan insana
hayatı bırakıp tabağında,
boşver mi diyorsun kanasın
için acıyor mu hiç bazı bazı
cesur musun gözünü kapadığında
sımsıkılarmı kırpıyormusun
boşver mi diyorsun kanasın
biliyorum artık çok zor çok
kuracak yeni bir hikayem yok.
yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle
yavaşlıyor ama durmuyor dünya,
zaman kimseden değilken yana
gitmiş herkes evleriniz bomboş
boşver mi diyorsun kanasın.
batmadık ama su alıyoruz hala
hissetmeden basıp toprağa,
tuz basmadan yaralarıma
boşver mi diyorsun kanasın.
biliyorum artık çok zor çok
kuracak yeni bir hikayem yok.
yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle
alt üst olmuş coğrafyanda
cebinde bozuk paralarınla
kendi mezarına selam durup
boşver mi diyorsun kanasın.
Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde
Denizlere açıldı içimizden biri
Niçin gittiğini söylemeden.
Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri.
Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden.
Bulacak sanıyordu yenilikleri.
Her an bir yeni su vardı,
Her yeni suda bir yeni an.
Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından
Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı.
Bitmiyordu köpüklerle renkler
Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan.
Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun.
Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek.
Yeni manzaralarla gelen yeni duygular
Hani, eski kelimelerle olmasa
İnsanın ömrünce devam edecek.
Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun.
Anladı,ölmekle yaşamanın birleştiği noktada
Yeni rüzgarlarla esen yeni korkulara
Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin
Nasıl düşman sığınaklar halinde direndiğini.
Anladı, bütün olmuşlarla olanların
Ve bütün olacakların
O kelimelerin içinde
Kendisine varmadan eskidiğini
kelimeler nedir ki gözlerinden okunan, gözlerinle baktığın ışık değil mi ki? sen bakmıyor musun gözlerinle aydınlığa? karanlığın içindeki aydınlığı görmek istemiyor musun? bazen kalbime ışık saçmıyor mu gözlerin? bir ışık değil mi ki umuttur gözlerden kalbe akan, sadece bir bakıştır insanın kalbinde ışık yaratan, gözlerin değil mi ki kalbime aydınlık veren?
hissetiklerimizi anlatmakta bazen öylesine yetersiz kalırlar ki... konuşuruz konuşuruz sanki kimse bizi anlamıyormuş gibi gelir ya da yazarız sayfalarca ama içimizdeki volkan bir türlü sönmez.