dtpye "bölücülükte eski versiyonları hadep ve dehap tan aşağı kalmayan,her fırsatta ülkemizin hassas noktalarına hançer saplamayı kendisine görev bilen, terörizmin siyaset platformuna yansımış hali." demem sonucu olarak bana "sıktı artık bu görüş diye ileti bırakan kişidir.dağlarda eşkiyalık yapacaksın,asker öldüreceksin,bebek katili olacaksın,kendi ırkından saydığın çocukları bile bomba ile öldürmekten geri kalmayacaksın,onun bunun çocuğu gibi gideceksin avrupalılardan salyalarını sıçrata sıçrata kemik dileneceksin sonra bana gelip "üff sıktı artık bu görüş." diyeceksin."hadi len" derler adamın yüzüne.güvercinmiş kartalmış,ne güvercini lan akbaba akbaba.
bu görüş sıktı evet, ama bu dtpli olduğum manasına gelmez, öyle olsam bunu söylemekten çekinmezdim.
şöyle bir durum var, bu ülkede dağda veya ovada ölenler var, bunlar bizim çocuklarımız. çok aile tanıdım ki, bir çocukları askerdeyken diğeri hpg saflarında savaşıyor. iki kardeşi birbirine kırdıran düşünceyi de tanımaya, bu düşünceden iğrenmeye, yıkanmış beyinleri görmeye de ne yazık fırsatım oldu. paşa çocukları amerikalarda okurken yiğitlerimizin öldüğünü görmeye de fırsatım oldu. ben de isterim ki bir çözüm bulunsuz, diyalog kurulsun, ama biliyoruz ki, bunu ne dtp ne de hükumet ister. çünkü bu artık sadece bir rant kavgası. bize,türkiye(türk demiyorum, çünkü türkiyeli olmak,bu vatana hizmettir, nice türkler biliyoruz vatana ihanet eden) halkına düşen ise bu rant kavgasının önüne geçmek. belki günümüzde bir partide değil, ama yaşam kavgasında. işçi sınıfının alın teri de, dağda ölenin anasının gözyaşı da, şehitlerimizin ailelerinin kan ağlayan yüreği de aslında aynı şeyi temenni etmeli: barış
kendisine hiçbir şekilde kendisinin dtpli olduğunu ima etmedim.ama dtpye en doğal bir şekilde gördüklerimin sonucu olarak terörist dediğim zaman bana "sıktı bu görüş" denirse dilimden çıkacak iki kelamım vardır elbet.ilk olarak diyor ki barış.dünya üzerinde yaşayan herhangi bir aklı başında insanoğlunun kendini vatanını,namusunu ve canını savunma gibi konular dışında barışı savunmama savaş isteme gibi bir durumu olabileceğini sanmıyorum.o yüzden üstteki yazısında yer alan son cümlesine katılıyorum.ancak demiş ki "bu ülkede dağda veya ovada ölenler var, bunlar bizim çocuklarımız. çok aile tanıdım ki, bir çocukları askerdeyken diğeri hpg saflarında savaşıyor. iki kardeşi birbirine kırdıran düşünceyi de tanımaya, bu düşünceden iğrenmeye, yıkanmış beyinleri görmeye de ne yazık fırsatım oldu." eğer burada kastettiği düşünce benim düşüncemse beyin de benim beyinimse-ki benim ona dediğim şey dtpnin pkk ile gönül çıkar birliği olduğu bunun ötesinde aslında dtpnin bir kukla olduğudur.bu oluşumdaki bireylerin de kendilerini ifade etmekte bile zorluk çeken bir yapıya sahip olduğu,kürt milliyetçiliği dışında edecek iki kelimeleri olmadığıdır.ayrıca demokratik demişsin ama ölen erkek kardeşinin karısıyla töre gereği evlenen de toprak ağası,sözde solcu ve de komik bir şekilde "Türk" soyadlı bir başkanları vardı-bu düşünceyi yalanlayabilecek hiçbir kanıtı bulunabileceğini düşünmüyorum. şimdi bu ülkenin çocuğu dediği bir kısım dağda ölen insan madem bu ülkeyi çok sevdi de neden kuruluş amacı bu topraklarda barış içinde bir yaşama karşı olan pkk ya da kendi deyimiyle hpg saflarına geçti.ona tek bir şey diyorum hpgnin açılımı olan Halk Savunma Güçleri hangi halkı savunuyor? Biz birarada yaşama inanmaya çalışırken kimseyi birbirinden ayrı koymazken bir terörist oluşum çıkıp da insan canını kendi saçma düşünceleri lafta Leninist-Marksist bakışları çerçevesinde nasıl alabilir?Bu hakkı onlara kim veriyor?şimdi diyor ki bu beyinlerden iğreniyorum.ben Laz türküleri dinlerken mi ima ettiğin şekilde ırkçı bir beyine sahip oluyorum,megreller gibi ağlamak istediğimde onlar gibi ağıt yakmak istediğimde mi ırkçı oluyorum ima ettiğin şekilde?yoksa yıllarca kendi ırkından çocukların dahi diyarbakırda canını almaya üşenmeyen bir güruha zalimler,şerefsizler dedim diye gerçekten haksız mıyım?ayrıca insan yaşamını alırken gözünü kırpmayan tereddüt etmeyen bu teröristlerin ne insan gibi bir muameleyi ne de ikili konuşmayı hak ettiğini düşünüyorum.çünkü onlar değil midir ki insanın en doğal hakkı olan yaşama hakkını elinden gözlerini kırpmadan almışlardır.bunu yüksekovada süt mamülleri ofisinden kışlaya kurşun saydırarak yapmışlardır,bunu bornovada pazar mahallinde bomba patlatarak yapmışlardır,namussuz bir şekilde polis ailelerini eşlerini,çocuklarını öldürmüşlerdir,mehmet mehmet diye yollanan annelerinin gözünde yaş yüreğinde kan bırakan o emanet canlara kıymışlardır. kimse kusura bakmasın ama bu katilliktir,bu toprağa,Anadolu'ya edilen en büyük ihanettir.
Son söz olarak kendisine şunu demek isterim:Hakim mahkemede Can Yücel'e sormuş:"Can Bey niçin bu adama göt dediniz"diye.Can Yücel de hakime şöyle cevap vermiş:"Valla bizim köyde ota ot göte göt derler".
Murat Karayılan adlı başlıktaki "soyadı bir insana bu kadar mı yakışır" yorumuma eksi basmış,sözde "kardeşler ölmesin"ci,özde PKK sempatizanı yazarımsı.